tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2017 Cumartesi

Mart’tan Beri Neler Oldu Neler ??


Bugün Ağustos'un 5. Günü. Yazın son ayına geldik.Geldi ,geliyor ,gelsin artık derken bir de bakmışız ki bitiyor. Havalar bi serin bi çok sıcak..Istanbul da sel..Bu yazdan çok da birşey anlamadım..Aslında bahar da böyle sıkıntılıydı bizde.. Mart'tan beri pek çok badire atlattık biz..Eşimin ananesi vefat etti...



 Kış boyu birbirine bağlı zincirleme reaksiyon şeklinde gündelik hayatımı oldukça kötü etkileyen demir eksikliği-gastrit-sinüzit tavan yaptı.Biraz iyileştim degerlerim normale döndü derken tam Babacığım zatürre teşhisi ile hastaneye kaldırıldı.




82 yaşında olduğu için durum çok daha ciddiydi. 9 gün hastanede kaldı. Şükürler olsun atlattı...




 Sonra bu kötü dönemde yanımda olan insanları farkettim.Ve yanımda olmayanları..Yanımda olanlar.. Yıllardır çeşitli nedenlerle görmediğim birçok akraba ile bayramda biraraya geldik.Keyifli duygu dolu anlar yaşadık..




Bayramda nihayet denize girdim..Beklenen yaz fazlasıyla gelmişti artık :))




 Huzur ve aşkın resmini çizmişim burda..Resim çizme demişken son illustrasyonlarımı da yeni bir postta paylaşayım artık..Resim albümü gibi oldu zira bu post :)))


  

 Foça'yı özlemişiz.. .... Dinlendikten sonra insanın aklı berraklaşıyor.Algılarınız açılıyor.Tam da işte bu sırada hayatımda bir insan detoksu yapmam gerektiğini algıladım..Hani şu yanımda olmayanlar vardı ya..İşte onlar ...Beni ve iyi niyetimi kullanmaya çalışan ,kötü günde sıvışan ,enerjimi emeğimi sömüren ,kendi sorumluluklarını bile bana yıkmaya çalışan , huzur düşmanı ve bencil insanlar..İşte onlardan uzaklaşmam gerektiğini daha iyi anladım..Hiçkimseye zoraki katlanmak zorunda olmadığımı farkettim..Pozitifliğin iyi enerjinin aptallık olarak algılandığı ortamlarda bunları paylaşmamayı seçtim..Ve inanın kuşlar gibi hafifledim..Katlanmak zorunda değildim ve artık farkındaydım..İyi niyetle bile düzeltemeyeceğim değiştiremeyeceğim şeyler olduğunu kabullenmeliydim..Bazılarını tamamen bazılarını kısmen çıkardım penceremden..Manzaraya bakarken doğayı yaşamı seyrederken artık engel kalmamıştı..Sadece artık yapmam gereken bakmasını bilebilmekti...

Ay ne içimi dökmüşümmm..:)) Olsun arada iyidir yani benim kadar gulec bi insanin bile zaman zaman ciddi ciddi oturup irdelemesi ve gerektiği kadar üzülmesi gerekebiliyor..Ama gerektiği kadar ;) Arka balkonum artik çiçeklerle dolu.Aslında yeşillik demeli :) , sukulentler ve çiceksiz bitkiler ağırlıkta. Üstelik Tekila,Ponpon, Fıstık 'ın da gözde mekanı:)) 





 Olayları ,insanları ve olabilecekleri değiştiremeyiz belki ama onlarla başa çıkış biçimimizi değiştirebiliriz..Bunlar kendi seçimlerimizdir.Hepinize huzurlu günler diliyorum. Sağlık ve neşe ile..;)

23 Mart 2015 Pazartesi

Sezon açılışı Foça :)

Yine uzun bi ara.Ne kadar zamandir yazmak istiyorum ama ihmal ihmal ihmal işte.İnstagram bozdu beni:) Haftasonu havayı biraz olsun  güneşli görünce soluğu Foça da aldık Öykümle :)İşten ne kadar bun aldığınızı yeşile ve maviye uzun uzun bakınca sessizlikte kendi iç sesinizi dinleyince anlıyorsunuz.Özetle iyi geldi.İşte o anlardan birkaç kare :
Hepinize güzel huzurlu Bahar Günleri diliyorum.Sevgiler..


23 Ekim 2013 Çarşamba

Efes ve Şirince Gezimiz:))

Hollanda'dan iş için gelen misafirimiz Paul ve Aile dostumuz ve işlerinde yardımcı olduğumuz abimiz Tufan Abi  ben ve Öykü başrollerdeydik.))


 Efes Antik Tiyatrosu arkasında Paul ve Öykü:)




Antik tiyatroya giderken Öykü:))


Öykü ve Ben:))


Tarihi sutunların önünde Paul.)

Celsus Kütüphanesi: İzmir, Selçuk'a bağlı Efes'te bulunan bir kütüphane kalıntısı. Roma döneminde 110-135 yılları arasında inşa edilen[1] kütüphane iki katlıdır. Zamanında 14.000'e kadar kitaba evsahipliği yaptığı düşünülmektedir.[2]
Yapının kalıntıları üzerinde yapılan çalışmalar, ön cephenin iki katlı görünümüne karşın, yapının üç katlı olduğunu göstermektedir. El yazmaları rulolar halinde, galerilerden oluşan üst katlarda saklanmıştır. 3. yüzyılda bölgeyi etkileyen depremler sırasında okuma salonu yanmış, ancak daha sonra tamir edilmiştir. Ön yüzünün yine Orta Çağ'da yaşanan bir deprem sonucu yıkıldığı sanılmaktadır. Depremde ön cephesi haricinde diğer kısımları yıkıldığından uzunca bir süre sonradan yapılan bir çeşmenin görkemli arka duvarı olarak kullanılmıştır.(kaynak:vikipedi)
Artemis Tapınağı :İzmir Selçuk'ta Efes (Ephesos) antik kentinin dünyanın 7 harikasından sayılan ünlü tapınağıdır. Astemision olarak da bilinir. Önce M.Ö. 560-550 yıllarında Lydia Kralı Kroisos tarafından İon düzeninde yaptırıldı. M.Ö. 356'da bir delinin yakması üzerine aynı büyüklükte ancak 3 m. yüksek olarak yeniden inşa edildi. 55.10 x 115 m. boyutlarında, mermer heykelleriyle de ünlü tapınak Hellenistik dönem tapınaklarının en büyüğüydü. 262'de Gotlar tarafından yıkıldıktan sonra onarılmadı. Bristish Museum adına 1869-1874'te J.T. Wood ve 1904-1905'te David G. Hogart'ın yaptığı kazılarda bulunan tapınak kalıntıları, İngiltere'ye götürüldü. (kaynak yasambu.com)





Efes Antik Tiyatro:Panayırdağ'ın batı yamacına kurulmuş olan Efes Antik Kenti Büyük tiyatro yapısı liman yönü olan batıya bakmaktadır. Böylece şehrin en büyük yapısı gemi ile gelen ziyaretçiler tarafından çok uzaktan görülebilmektedir. Helenistik dönemde yamacın doğal kaya yapısı altyapı olarak kullanılarak inşa edilmiştir. Roma döneminde batıya doğru büyütülmüş ve yaklaşık 21000-25000 kişilik kapasiteye ulaşmıştır. Yaklaşık 150 metrelik çapıyla antik dünyanın en büyük tiyatrolarından biridir. Bizans döneminde sahne binasının bir kısmı şehir surlarına eklenip gözetleme kulesi olarak kullanılmaya başlandığında işlevini yitirmiştir.

Şehrin odak noktası olması ve toplanma merkezi işlevi ve sahne olduğu artistik ve atletik performanslarıyla tiyatro şehir için büyük öneme sahiptir.

Ayrıca tanrıça Artemis ve din adamlarının tören yolu üzerinde önemli bir durak ve Efes halkı için buluşma mekanıdır. Bu özellğiyle Aziz Paul'e karşı gümüş heykel üreticilerinin düzenlediği ayaklanmanın da mekanı olarak Efes Büyük Tiyatrosu'ndan Yeni Ahit'te de bahsedilmektedir. (kaynak: efestiyatrosu.com)


 Tufan abimiz..Selçuk'tan Şirince'ye doğru yol alırken mandalin ve portakal ağaçlarının bahçelerini süslediği köy evleri gördük.Biraz ilerde Oasis Restaurant'ta bi mola verdik.Çöpşişi çok güzeldi.O kadar acıkmıştık ki fotolayamadım:)))Oasis'in bahçesinde ceviz,mandalin,incir ve daha bir çok çeşit ağaç bulunuyor.Oasis Restaurant'ın misafirperver sahipleri bize ceviz likörünü ikram edemediklerine üzüldüler yeni bittiğini ve yetişemediğimizi söylediler ve bir dahaki yıla tatmaya davet ettiler.Şirince nin  şehir merkezi ya da daha doğru bi tabirle köy meydanında bulunan Simyacı adlı yerde değişik likörler ve istersek ceviz likörü tadabileceğimizi söylediler ve tavsiye ettiler:)Çok güzeldi havası ve manzarası:) Tufan Abi Mandalin ağacından mandalin topladı bize bi tane de ceviz buldum ağaçtan düşen:))Şirince'den ve Efes'ten aldığım magnetlerle fotoladım..


Şirince dünyanın en tatlıı köyü..En tatlım da fotonun kahramanı:))


Sokaklarına bayıldım...Havası o mistik kokusu..Orda yaşayabilirim:))


Evleri o kadar şekerdi ki yiyebilirdim:)))


Bunlar şirince köyünün şirinleri.))) Orda da kedileri buldum tabiiii...Öyle tatlı uyuyorlardı ki sevemedim ellerimle gözlerimle sevdim:))




Tufan Abi ve Paul  satış yapanlarla hoş sohbetler ettiler. Paul Şirince'yi çok sevdi .Eşiyle ve çocuklarıyla da gelmek istiyor:)


Şirincenin şirin sokakları ve ben:))


Enfes manzara:)


Kaybolmaya çalıştım sokaklarında macera dolu bir geziydi.))




Çok keyifliydi. Çok eğlendim bir de sabun aldım ama onu da bi sonraki postumda fotolayacağım inş..Bu arada tarihi turlarla ilginenler için sitesini bizim yaptığımız bir firmayı tavsiye etmek istiyorum. Hem merak ediyorsanız tarihle ilgili daha geniş bilgiler de bu site de bulabilirsiniz. Laren Safari Park 'ın Sahipleri çok şeker cici insanlar çok keyif alacağınızdan eminim..www.larensafaripark.com.Haftanız güzel geçsin..Keyif,huzur ve sağlık diliyorum hepinize..Sevgiler:))

4 Ağustos 2013 Pazar

Foça Tatilim..

Merhabalar ...Öncelikle  hepinizin geçmiş kadir gecesini kutluyorum..Görüşemezsek mutlu huzurlu hayırlı bayramlar diliyorum..
Bu tuhaf 2013 yazı bitmek de bilmedi gelmesini bu denli hasretle beklemişken..Üstelik çalışırken hiç durmadıkça ne kadar yorulduğunuzu farketmiyorsunuz..Hep birlikte yaşadığımız üzüntüler de üstüne hergün ekleniyor..Geçen hafta işte bu ve benzeri nedenlerden kelimenin tam layığıyla pilim bitti benim.. Elimizde de yığınla iş var. Ama şunu farkettim ki bi mola almadan bitecek gibi değil bu site tasarımları.... De haydi o zaman minnak tatile:))
3 günlüğüne Foça'ya gittik..Şimdi birazcık da fotolar konuşsun ben susayım:))
Bu Foça'ya iner inmez bir banka oturdum  ve ilk manzaram buydu:)

 Otelimize vardık. Mütevazi, ekonomik ama denize sıfır:) 
 Bu ilk gün gittiğimizde güneşin batışı .. Çok çok güzeldi ..

Bu resim şu an pcimde masaüstüm.)) Bunaldıkça bak dur:))

O gün nasıl battı öyle.. Müthişti:)

Bayıldığım taş evlerden biri daha.. :)

Şurda bişeyler atıştırdığımızda farkettim ki bordo brandalı teknenin adı ÖYKÜ:))

Foça'ya 6-7 yıldır hiç gitmemiştim..Çok değişmiş.. Burası çok ünlüymüş dondurmasımı meşhurmuş.. Evet diğer dondurmacıların önü boşken bu dondurmacının önünde gece 11 de 12 de bile çok uzun kuyruklar vardı.Gözlerime inanamadım. Meraklanıp tattım tabii ki :) Oyyy enfesti:) Bilenler biliyordur.Bilmeyenler muhakkak giderseniz tadın. Küçük deniz tarafında..Yemeden dönmeyin:)(ben çukulatalı kaymaklı yedim siyah beyaz yani:)) Ama çok çeşit vardı:))

 Foçanın kalesinin  beşkapıları:)) çok özlemişim oraları. Akşamüstü saatlerinde orda bir resim sergisi vardı. İçerisini gezdik. Resimlerde çok güzeldi .O tarih kokusu da:)
Burası Foça'da Küçük deniz tarafına sahil boyunca yapılmış iskele...Bu iskelede güneşlenip denize girebiliyosunuz,Balık tutabiliyorsunuz..Akşamları da sandalyesini ya da minderini kapan hatta masasını kapan bu iskelenin üzerine geliyor. Yaşlısı genci.. Hem o eşsiz manzarayı seyredip sohbet ediyorlar hem de gelen geçene gülümsüyorlar..(bu çok güzeldi:)

Viking gemisi olarak adlandırdığımız daha doğrusu uydurduğumuz:)) bu nesnenin önünde bir resim çekildi öyküm:))

Taş evlerin resimlerini çektim.. Suluboya aşkım hemen kabardı. Başladım da hatta ama daha bitiremedim:) Bitirince postlayacağım onu da :)

 10 -15 yıl önce küçük deniz tarafı daha boş kalırdı. İnsanlar daha çok beşkapılar ve büyük deniz tarafında daha yoğunluktaydı. O yeni yapılan uzun iskeleyle Küçük deniz daha çok denize girilen bi alan olmuş..Beş kapılar ise yapılan kazı çalışmalarına daha uygun hale gelmiş . Biras öyle sessiz ıssız görünce boynum büküldü ama olsun kafa dinlemek için ideal :))

Burası Küçük denize çıkan yol.. sağlı sollu redtorant ve cafeler var. Akşam 8 de yemek yemek için oturacak bir masa bulamadık.. 2 kez turladık.. Abartmıyorum masa yoktu. Zar zor arkalarda bi yerde bir masa bulduk ve masaya yapıştık:))
E gelmişken balık yenirdi öyle de yaptık:))
Özlemişim Foça'yı.  Babamın memleketi..Çok güzelleşmiş..Çok modernleşmiş insanlar..Huzur...
Kısa ama muhteşem tatilim burda son buluyorrrrr:))) Hepinize harika bir pazar diliyorum. Umarım!! bu hafta hayırlı bir hafta olur:)Sevgiler..

Not:Ponpon ve Fıstık döndüğümüzde trip attılar:)) Ki orda her an onları anmışken özlemişken ben:)) Kavuşmak müthişti:)) Pati ve gaga sallıyolar:))


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...