Yine uzun bi ara.Ne kadar zamandir yazmak istiyorum ama ihmal ihmal ihmal işte.İnstagram bozdu beni:) Haftasonu havayı biraz olsun güneşli görünce soluğu Foça da aldık Öykümle :)İşten ne kadar bun aldığınızı yeşile ve maviye uzun uzun bakınca sessizlikte kendi iç sesinizi dinleyince anlıyorsunuz.Özetle iyi geldi.İşte o anlardan birkaç kare :
Hepinize güzel huzurlu Bahar Günleri diliyorum.Sevgiler..
gunluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gunluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Mart 2015 Pazartesi
Sezon açılışı Foça :)
Etiketler:
bahar,
balık ekmek,
bira,
dibek kahvesi,
Foça,
gunluk,
günlük,
kaçamak,
midye,
tatil
9 Nisan 2014 Çarşamba
Son ördüklerim..
Merhabalar..Kışı uğurlarken yeni bitirdiğim bere ve parmaksiz eldivenleri paylaşmak istiyorum..Eldivenleri tığla ördüm ..Mor menekseler blogunun sahibesinin kulaklarì cinlasin:))Ona ait çünkü model..Bereyi de tığla ördüm tam bir deneme yanılma yöntemi ile oldu;))
Ben daha once ordugum.bereleri hep tek model yapmiştim.Onlara bakmak icin buraya lütfen:))
Şu anda kendime bir adet panço örüyorum gelecek kışa.))) Onun resimlerini hazırlayınca postlayacağım..
Bol sıvı almayı unutmayın. Ilık birşeyler içmeyi. Havalar tam hastalık havası dediklerinden..Bugün 3. gün benim gribin.Umarım haftasonuna kadar toparlanmış olurum.. Kalın sağlıcakla..( Ha bu arada unutmadan dünkü yumruğu KINIYORUM..) Sevgiler..
ierten
Şu anda kendime bir adet panço örüyorum gelecek kışa.))) Onun resimlerini hazırlayınca postlayacağım..
Bol sıvı almayı unutmayın. Ilık birşeyler içmeyi. Havalar tam hastalık havası dediklerinden..Bugün 3. gün benim gribin.Umarım haftasonuna kadar toparlanmış olurum.. Kalın sağlıcakla..( Ha bu arada unutmadan dünkü yumruğu KINIYORUM..) Sevgiler..
ierten
7 Nisan 2014 Pazartesi
Çekmece boyamaca ;))
Merhabalar.Çekmecelere bayılırım.Birçok küçük çekmeceli cici eşyalar edinip içlerini doldurmak :))en büyük eğlencelerimdendir.
Ham halde aldığım bu çekmeceli küçük dolabı en sevdiğim renk olan açık maviye (yağlı boya ile) boyadım.Daha verniklenicek ama ben dayanamadım:)) Pek şirin oldu.Banyoda kullanmayi düşünüyorum..Herkese keyifli huzurlu bir akşam diliyorum.
Unutmadan "Bütün kış grip olmadim ya" der ya insan..Demeyin:))) Sevgiler:))
ierten
Ham halde aldığım bu çekmeceli küçük dolabı en sevdiğim renk olan açık maviye (yağlı boya ile) boyadım.Daha verniklenicek ama ben dayanamadım:)) Pek şirin oldu.Banyoda kullanmayi düşünüyorum..Herkese keyifli huzurlu bir akşam diliyorum.
Unutmadan "Bütün kış grip olmadim ya" der ya insan..Demeyin:))) Sevgiler:))
ierten
11 Mart 2014 Salı
23 Ekim 2013 Çarşamba
Efes ve Şirince Gezimiz:))
Hollanda'dan iş için gelen misafirimiz Paul ve Aile dostumuz ve işlerinde yardımcı olduğumuz abimiz Tufan Abi ben ve Öykü başrollerdeydik.))
Antik tiyatroya giderken Öykü:))
Öykü ve Ben:))
Tarihi sutunların önünde Paul.)
Celsus Kütüphanesi: İzmir, Selçuk'a bağlı Efes'te bulunan bir kütüphane kalıntısı. Roma döneminde 110-135 yılları arasında inşa edilen[1] kütüphane iki katlıdır. Zamanında 14.000'e kadar kitaba evsahipliği yaptığı düşünülmektedir.[2]
Yapının kalıntıları üzerinde yapılan çalışmalar, ön cephenin iki katlı görünümüne karşın, yapının üç katlı olduğunu göstermektedir. El yazmaları rulolar halinde, galerilerden oluşan üst katlarda saklanmıştır. 3. yüzyılda bölgeyi etkileyen depremler sırasında okuma salonu yanmış, ancak daha sonra tamir edilmiştir. Ön yüzünün yine Orta Çağ'da yaşanan bir deprem sonucu yıkıldığı sanılmaktadır. Depremde ön cephesi haricinde diğer kısımları yıkıldığından uzunca bir süre sonradan yapılan bir çeşmenin görkemli arka duvarı olarak kullanılmıştır.(kaynak:vikipedi)
Artemis Tapınağı :İzmir Selçuk'ta Efes (Ephesos) antik kentinin dünyanın 7 harikasından sayılan ünlü tapınağıdır. Astemision olarak da bilinir. Önce M.Ö. 560-550 yıllarında Lydia Kralı Kroisos tarafından İon düzeninde yaptırıldı. M.Ö. 356'da bir delinin yakması üzerine aynı büyüklükte ancak 3 m. yüksek olarak yeniden inşa edildi. 55.10 x 115 m. boyutlarında, mermer heykelleriyle de ünlü tapınak Hellenistik dönem tapınaklarının en büyüğüydü. 262'de Gotlar tarafından yıkıldıktan sonra onarılmadı. Bristish Museum adına 1869-1874'te J.T. Wood ve 1904-1905'te David G. Hogart'ın yaptığı kazılarda bulunan tapınak kalıntıları, İngiltere'ye götürüldü. (kaynak yasambu.com)
Efes Antik Tiyatro:Panayırdağ'ın batı yamacına kurulmuş olan Efes Antik Kenti Büyük tiyatro yapısı liman yönü olan batıya bakmaktadır. Böylece şehrin en büyük yapısı gemi ile gelen ziyaretçiler tarafından çok uzaktan görülebilmektedir. Helenistik dönemde yamacın doğal kaya yapısı altyapı olarak kullanılarak inşa edilmiştir. Roma döneminde batıya doğru büyütülmüş ve yaklaşık 21000-25000 kişilik kapasiteye ulaşmıştır. Yaklaşık 150 metrelik çapıyla antik dünyanın en büyük tiyatrolarından biridir. Bizans döneminde sahne binasının bir kısmı şehir surlarına eklenip gözetleme kulesi olarak kullanılmaya başlandığında işlevini yitirmiştir.
Tufan abimiz..Selçuk'tan Şirince'ye doğru yol alırken mandalin ve portakal ağaçlarının bahçelerini süslediği köy evleri gördük.Biraz ilerde Oasis Restaurant'ta bi mola verdik.Çöpşişi çok güzeldi.O kadar acıkmıştık ki fotolayamadım:)))Oasis'in bahçesinde ceviz,mandalin,incir ve daha bir çok çeşit ağaç bulunuyor.Oasis Restaurant'ın misafirperver sahipleri bize ceviz likörünü ikram edemediklerine üzüldüler yeni bittiğini ve yetişemediğimizi söylediler ve bir dahaki yıla tatmaya davet ettiler.Şirince nin şehir merkezi ya da daha doğru bi tabirle köy meydanında bulunan Simyacı adlı yerde değişik likörler ve istersek ceviz likörü tadabileceğimizi söylediler ve tavsiye ettiler:)Çok güzeldi havası ve manzarası:) Tufan Abi Mandalin ağacından mandalin topladı bize bi tane de ceviz buldum ağaçtan düşen:))Şirince'den ve Efes'ten aldığım magnetlerle fotoladım..
Şirince dünyanın en tatlıı köyü..En tatlım da fotonun kahramanı:))
Sokaklarına bayıldım...Havası o mistik kokusu..Orda yaşayabilirim:))
Evleri o kadar şekerdi ki yiyebilirdim:)))
Bunlar şirince köyünün şirinleri.))) Orda da kedileri buldum tabiiii...Öyle tatlı uyuyorlardı ki sevemedim ellerimle gözlerimle sevdim:))
Tufan Abi ve Paul satış yapanlarla hoş sohbetler ettiler. Paul Şirince'yi çok sevdi .Eşiyle ve çocuklarıyla da gelmek istiyor:)
Şirincenin şirin sokakları ve ben:))
Enfes manzara:)
Kaybolmaya çalıştım sokaklarında macera dolu bir geziydi.))
Çok keyifliydi. Çok eğlendim bir de sabun aldım ama onu da bi sonraki postumda fotolayacağım inş..Bu arada tarihi turlarla ilginenler için sitesini bizim yaptığımız bir firmayı tavsiye etmek istiyorum. Hem merak ediyorsanız tarihle ilgili daha geniş bilgiler de bu site de bulabilirsiniz. Laren Safari Park 'ın Sahipleri çok şeker cici insanlar çok keyif alacağınızdan eminim..www.larensafaripark.com.Haftanız güzel geçsin..Keyif,huzur ve sağlık diliyorum hepinize..Sevgiler:))
Efes Antik Tiyatrosu arkasında Paul ve Öykü:)
Antik tiyatroya giderken Öykü:))
Öykü ve Ben:))
Tarihi sutunların önünde Paul.)
Celsus Kütüphanesi: İzmir, Selçuk'a bağlı Efes'te bulunan bir kütüphane kalıntısı. Roma döneminde 110-135 yılları arasında inşa edilen[1] kütüphane iki katlıdır. Zamanında 14.000'e kadar kitaba evsahipliği yaptığı düşünülmektedir.[2]
Yapının kalıntıları üzerinde yapılan çalışmalar, ön cephenin iki katlı görünümüne karşın, yapının üç katlı olduğunu göstermektedir. El yazmaları rulolar halinde, galerilerden oluşan üst katlarda saklanmıştır. 3. yüzyılda bölgeyi etkileyen depremler sırasında okuma salonu yanmış, ancak daha sonra tamir edilmiştir. Ön yüzünün yine Orta Çağ'da yaşanan bir deprem sonucu yıkıldığı sanılmaktadır. Depremde ön cephesi haricinde diğer kısımları yıkıldığından uzunca bir süre sonradan yapılan bir çeşmenin görkemli arka duvarı olarak kullanılmıştır.(kaynak:vikipedi)
Artemis Tapınağı :İzmir Selçuk'ta Efes (Ephesos) antik kentinin dünyanın 7 harikasından sayılan ünlü tapınağıdır. Astemision olarak da bilinir. Önce M.Ö. 560-550 yıllarında Lydia Kralı Kroisos tarafından İon düzeninde yaptırıldı. M.Ö. 356'da bir delinin yakması üzerine aynı büyüklükte ancak 3 m. yüksek olarak yeniden inşa edildi. 55.10 x 115 m. boyutlarında, mermer heykelleriyle de ünlü tapınak Hellenistik dönem tapınaklarının en büyüğüydü. 262'de Gotlar tarafından yıkıldıktan sonra onarılmadı. Bristish Museum adına 1869-1874'te J.T. Wood ve 1904-1905'te David G. Hogart'ın yaptığı kazılarda bulunan tapınak kalıntıları, İngiltere'ye götürüldü. (kaynak yasambu.com)
Efes Antik Tiyatro:Panayırdağ'ın batı yamacına kurulmuş olan Efes Antik Kenti Büyük tiyatro yapısı liman yönü olan batıya bakmaktadır. Böylece şehrin en büyük yapısı gemi ile gelen ziyaretçiler tarafından çok uzaktan görülebilmektedir. Helenistik dönemde yamacın doğal kaya yapısı altyapı olarak kullanılarak inşa edilmiştir. Roma döneminde batıya doğru büyütülmüş ve yaklaşık 21000-25000 kişilik kapasiteye ulaşmıştır. Yaklaşık 150 metrelik çapıyla antik dünyanın en büyük tiyatrolarından biridir. Bizans döneminde sahne binasının bir kısmı şehir surlarına eklenip gözetleme kulesi olarak kullanılmaya başlandığında işlevini yitirmiştir.
Şehrin odak noktası olması ve toplanma merkezi işlevi ve sahne olduğu artistik ve atletik performanslarıyla tiyatro şehir için büyük öneme sahiptir.
Ayrıca tanrıça Artemis ve din adamlarının tören yolu üzerinde önemli bir durak ve Efes halkı için buluşma mekanıdır. Bu özellğiyle Aziz Paul'e karşı gümüş heykel üreticilerinin düzenlediği ayaklanmanın da mekanı olarak Efes Büyük Tiyatrosu'ndan Yeni Ahit'te de bahsedilmektedir. (kaynak: efestiyatrosu.com)
Şirince dünyanın en tatlıı köyü..En tatlım da fotonun kahramanı:))
Sokaklarına bayıldım...Havası o mistik kokusu..Orda yaşayabilirim:))
Evleri o kadar şekerdi ki yiyebilirdim:)))
Bunlar şirince köyünün şirinleri.))) Orda da kedileri buldum tabiiii...Öyle tatlı uyuyorlardı ki sevemedim ellerimle gözlerimle sevdim:))
Tufan Abi ve Paul satış yapanlarla hoş sohbetler ettiler. Paul Şirince'yi çok sevdi .Eşiyle ve çocuklarıyla da gelmek istiyor:)
Şirincenin şirin sokakları ve ben:))
Enfes manzara:)
Kaybolmaya çalıştım sokaklarında macera dolu bir geziydi.))
Çok keyifliydi. Çok eğlendim bir de sabun aldım ama onu da bi sonraki postumda fotolayacağım inş..Bu arada tarihi turlarla ilginenler için sitesini bizim yaptığımız bir firmayı tavsiye etmek istiyorum. Hem merak ediyorsanız tarihle ilgili daha geniş bilgiler de bu site de bulabilirsiniz. Laren Safari Park 'ın Sahipleri çok şeker cici insanlar çok keyif alacağınızdan eminim..www.larensafaripark.com.Haftanız güzel geçsin..Keyif,huzur ve sağlık diliyorum hepinize..Sevgiler:))
4 Ağustos 2013 Pazar
Foça Tatilim..
Merhabalar ...Öncelikle hepinizin geçmiş kadir gecesini kutluyorum..Görüşemezsek mutlu huzurlu hayırlı bayramlar diliyorum..
Bu tuhaf 2013 yazı bitmek de bilmedi gelmesini bu denli hasretle beklemişken..Üstelik çalışırken hiç durmadıkça ne kadar yorulduğunuzu farketmiyorsunuz..Hep birlikte yaşadığımız üzüntüler de üstüne hergün ekleniyor..Geçen hafta işte bu ve benzeri nedenlerden kelimenin tam layığıyla pilim bitti benim.. Elimizde de yığınla iş var. Ama şunu farkettim ki bi mola almadan bitecek gibi değil bu site tasarımları.... De haydi o zaman minnak tatile:))
3 günlüğüne Foça'ya gittik..Şimdi birazcık da fotolar konuşsun ben susayım:))
Bu Foça'ya iner inmez bir banka oturdum ve ilk manzaram buydu:)
Bu resim şu an pcimde masaüstüm.)) Bunaldıkça bak dur:))
O gün nasıl battı öyle.. Müthişti:)
Bayıldığım taş evlerden biri daha.. :)
Şurda bişeyler atıştırdığımızda farkettim ki bordo brandalı teknenin adı ÖYKÜ:))
Foça'ya 6-7 yıldır hiç gitmemiştim..Çok değişmiş.. Burası çok ünlüymüş dondurmasımı meşhurmuş.. Evet diğer dondurmacıların önü boşken bu dondurmacının önünde gece 11 de 12 de bile çok uzun kuyruklar vardı.Gözlerime inanamadım. Meraklanıp tattım tabii ki :) Oyyy enfesti:) Bilenler biliyordur.Bilmeyenler muhakkak giderseniz tadın. Küçük deniz tarafında..Yemeden dönmeyin:)(ben çukulatalı kaymaklı yedim siyah beyaz yani:)) Ama çok çeşit vardı:))
Viking gemisi olarak adlandırdığımız daha doğrusu uydurduğumuz:)) bu nesnenin önünde bir resim çekildi öyküm:))
Taş evlerin resimlerini çektim.. Suluboya aşkım hemen kabardı. Başladım da hatta ama daha bitiremedim:) Bitirince postlayacağım onu da :)
10 -15 yıl önce küçük deniz tarafı daha boş kalırdı. İnsanlar daha çok beşkapılar ve büyük deniz tarafında daha yoğunluktaydı. O yeni yapılan uzun iskeleyle Küçük deniz daha çok denize girilen bi alan olmuş..Beş kapılar ise yapılan kazı çalışmalarına daha uygun hale gelmiş . Biras öyle sessiz ıssız görünce boynum büküldü ama olsun kafa dinlemek için ideal :))
Burası Küçük denize çıkan yol.. sağlı sollu redtorant ve cafeler var. Akşam 8 de yemek yemek için oturacak bir masa bulamadık.. 2 kez turladık.. Abartmıyorum masa yoktu. Zar zor arkalarda bi yerde bir masa bulduk ve masaya yapıştık:))
E gelmişken balık yenirdi öyle de yaptık:))
Özlemişim Foça'yı. Babamın memleketi..Çok güzelleşmiş..Çok modernleşmiş insanlar..Huzur...
Kısa ama muhteşem tatilim burda son buluyorrrrr:))) Hepinize harika bir pazar diliyorum. Umarım!! bu hafta hayırlı bir hafta olur:)Sevgiler..
Not:Ponpon ve Fıstık döndüğümüzde trip attılar:)) Ki orda her an onları anmışken özlemişken ben:)) Kavuşmak müthişti:)) Pati ve gaga sallıyolar:))
Bu tuhaf 2013 yazı bitmek de bilmedi gelmesini bu denli hasretle beklemişken..Üstelik çalışırken hiç durmadıkça ne kadar yorulduğunuzu farketmiyorsunuz..Hep birlikte yaşadığımız üzüntüler de üstüne hergün ekleniyor..Geçen hafta işte bu ve benzeri nedenlerden kelimenin tam layığıyla pilim bitti benim.. Elimizde de yığınla iş var. Ama şunu farkettim ki bi mola almadan bitecek gibi değil bu site tasarımları.... De haydi o zaman minnak tatile:))
3 günlüğüne Foça'ya gittik..Şimdi birazcık da fotolar konuşsun ben susayım:))
Bu Foça'ya iner inmez bir banka oturdum ve ilk manzaram buydu:)
Otelimize vardık. Mütevazi, ekonomik ama denize sıfır:)
Bu ilk gün gittiğimizde güneşin batışı .. Çok çok güzeldi ..
Bu resim şu an pcimde masaüstüm.)) Bunaldıkça bak dur:))
O gün nasıl battı öyle.. Müthişti:)
Bayıldığım taş evlerden biri daha.. :)
Şurda bişeyler atıştırdığımızda farkettim ki bordo brandalı teknenin adı ÖYKÜ:))
Foça'ya 6-7 yıldır hiç gitmemiştim..Çok değişmiş.. Burası çok ünlüymüş dondurmasımı meşhurmuş.. Evet diğer dondurmacıların önü boşken bu dondurmacının önünde gece 11 de 12 de bile çok uzun kuyruklar vardı.Gözlerime inanamadım. Meraklanıp tattım tabii ki :) Oyyy enfesti:) Bilenler biliyordur.Bilmeyenler muhakkak giderseniz tadın. Küçük deniz tarafında..Yemeden dönmeyin:)(ben çukulatalı kaymaklı yedim siyah beyaz yani:)) Ama çok çeşit vardı:))
Foçanın kalesinin beşkapıları:)) çok özlemişim oraları. Akşamüstü saatlerinde orda bir resim sergisi vardı. İçerisini gezdik. Resimlerde çok güzeldi .O tarih kokusu da:)
Burası Foça'da Küçük deniz tarafına sahil boyunca yapılmış iskele...Bu iskelede güneşlenip denize girebiliyosunuz,Balık tutabiliyorsunuz..Akşamları da sandalyesini ya da minderini kapan hatta masasını kapan bu iskelenin üzerine geliyor. Yaşlısı genci.. Hem o eşsiz manzarayı seyredip sohbet ediyorlar hem de gelen geçene gülümsüyorlar..(bu çok güzeldi:)Viking gemisi olarak adlandırdığımız daha doğrusu uydurduğumuz:)) bu nesnenin önünde bir resim çekildi öyküm:))
Taş evlerin resimlerini çektim.. Suluboya aşkım hemen kabardı. Başladım da hatta ama daha bitiremedim:) Bitirince postlayacağım onu da :)
10 -15 yıl önce küçük deniz tarafı daha boş kalırdı. İnsanlar daha çok beşkapılar ve büyük deniz tarafında daha yoğunluktaydı. O yeni yapılan uzun iskeleyle Küçük deniz daha çok denize girilen bi alan olmuş..Beş kapılar ise yapılan kazı çalışmalarına daha uygun hale gelmiş . Biras öyle sessiz ıssız görünce boynum büküldü ama olsun kafa dinlemek için ideal :))
E gelmişken balık yenirdi öyle de yaptık:))
Özlemişim Foça'yı. Babamın memleketi..Çok güzelleşmiş..Çok modernleşmiş insanlar..Huzur...
Kısa ama muhteşem tatilim burda son buluyorrrrr:))) Hepinize harika bir pazar diliyorum. Umarım!! bu hafta hayırlı bir hafta olur:)Sevgiler..
Not:Ponpon ve Fıstık döndüğümüzde trip attılar:)) Ki orda her an onları anmışken özlemişken ben:)) Kavuşmak müthişti:)) Pati ve gaga sallıyolar:))
3 Nisan 2013 Çarşamba
Öykü'nün Johnny Cash -June Carter Suluboya Resmi:)
Merhabalar:) Umarım haftanız güzel geçiyordur.Daha önceki bi postumda Öykünün yeni bitirdiği bi Suluboya resmi ve hikayesini yayınlayacağımı söylemiştim.İşte o resim ve hikayesi;


Bu; Öykü'nün izlediğimiz Walk The Line filmininin etkisiyle, filmde konu edilen 2003 yılında 71 yaşında yaşamını yitiren ABD'li rock ve country müzik sanatçısı, söz ve müzik yazarı gitarist Johnny Cash 'i ve onun eşi June Carter Cash i konu aldığı modern art suluboya resmi..
Johnny Cash le ilgili ayrıntılı bilgi için buraya , Eşi June Carter ile ilgili bilgi için buraya ,Walk The Line(Sınırları Aşmak) filmiyle ilgili bilgi için ise buraya lütfen..Filmin Fragmanı için buraya lütfen..
Filmin Özeti ;
1955 yılında, adının J.R Cash olduğunu söyleyen genç zayıf bir gitarist Memphis'teki Sun Stüdyolarına ünlü olmak için gelir. Bu Amerikan kültürünün üzerinde silinmez bir iz bırakacak adamın şöhrete ilk adımlarıdır. Bir korku treninin akordlarında dolaşan parmakları, demirden daha keskin ve kararlı bakan gözleri, kapkara ve derin bir geceyi andıran sesi ile daha önce hiç duyulmamış bir gerçek hayatı anlatıyordu.O günlerde şöhretinin ilk günlerini ateşleyen değişik karakteri ve insanlar üzerinde bıraktığı etki bugünün rock, country, punk, folk ve rap starlarına kadar bir çok yeteneğin de ortaya çıkmasında ön ayak olmuştur. Kendine has sesi ve kariyeri boyunca kişisel değişimler sert karakterinin bir uzantısı olmuştur. Önceleri kendisini yok eden bir çok yıldız gibi yaşayan Cash daha sonraları idol haline gelen 'Siyah Giyinen Adam' karakteri ile bıçak sırtındaki şöhretin hem ne kadar acımasız hem de aşkın doğasının ne kadar güçlü olduğuna dair örnek oluşturmuştur.(sinemalar.com dan alıntıdır.)
Benim etkilendiklerim..
Filmle ilgili ;
Joaquin Phoenix'i Johnny Cash oynuyor
Reese Witherspoon ise June Carter Cash'i oynuyor.
Akademi Ödülleri
En İyi Kadın :Reese Witherspoon(Ödül aldı)
En İyi Erkek :Joaquin Phoenix (Aday)
En İyi Kostüm
En İyi Kurgu
En İyi Ses
Altın Küre
En İyi Sinema Filmi - Müzikal veya Komedi(Ödül aldı)
En İyi Erkek Oyuncu - Müzikal veya Komedi:Joaquin Phoenix(Ödül aldı)
En İyi Kadın Oyuncu - Müzikal veya Komedi:Reese Witherspoon(Ödül aldı)

Cash'in eşi June Carter Cash kalp kapakçıklarının değişmesinin ardından geçirdiği bir rahatsızlık sonucu 12 Eylül 2003'te 71 yaşında hayatını kaybetti. Carter'ın ölmeden önceki isteğine uyan Johnny Cash, konserlerine devam etti; ancak konserlere zorlukla çıkıyordu. Cash, 5 temmuz 2003'te son konserini verdi.
Eşinin ölümünden dört ay sonra Johnny Cash 12 Eylül 2003'te hayatını kaybetti. Vasiyeti üzerine evinin yanındaki mezarlıkta eşinin yanında toprağa verildi. 24 Mayıs 2005'te de ilk eşi Vivian Liberto da akciğer kanserinden öldü. 2005'te Johnny Cash'in hayatını anlatan Walk The Line filmi yayınlandı.Hayat hikâyesini anlatan Walk the line" filminde kendisini oynayan Joaquin Phoenix ile eşi June Carter'ı
oynayan Reese Witherspoon'u ölümlerinden önce eşiyle birlikte seçtiler.
O kadar iyi oynamış ki oyuncular özellikle Joaguin Phoenix..Bence o da oscarı almalıydı:)
American IV albümünde yorumladığı Nine Inch Nails şarkısı "Hurt", Cash'e büyük bir artistik başarı kazandırdı ve albümün videosu karısıyla beraber videoda görünen Cash'in eski görüntülerinin de bulunduğu bir veda olarak hazırlandı.
Bu videodaki görüntüler çok etkileyici.Şarkının her sözünde ,her görüntüde,her bir gitar vuruşunda Sanki Johnny Cash'in pişmanlıklarını hissettim.Bu vedasında aşkını ve bir şansı daha olsa daha iyi kullanacağına dair iç hesaplaşmasını sanki daha bir net görüyor insan..
Hurt şarkısının videosu için buraya:
Hurt Şarkısının Bazı Bölümleri ve Çevirisi;
you are someone else
sen başka birisisin
i am still right here
ben hala buradayım
what have i become my sweetest friend
ne oldum benim en tatlı dostlarım?
everyone i know
tanıdığım herkes
goes away in the end
sonunda ebediyen gitti
if i could start again
eğer yeniden başlayabilirsem
a million miles away
bir milyon mil ötede
i would keep myself
kendimi muhafaza edeceğim
i would find a way
bir yol bulacağım...
Huzur içinde uyusunlar.. Bıraktıkları müzik için onları ve büyük aşklarını herzaman saygıyla ve hayranlıkla anacağım..
Johnny Cash le ilgili ayrıntılı bilgi için buraya , Eşi June Carter ile ilgili bilgi için buraya ,Walk The Line(Sınırları Aşmak) filmiyle ilgili bilgi için ise buraya lütfen..Filmin Fragmanı için buraya lütfen..
Filmin Özeti ;
1955 yılında, adının J.R Cash olduğunu söyleyen genç zayıf bir gitarist Memphis'teki Sun Stüdyolarına ünlü olmak için gelir. Bu Amerikan kültürünün üzerinde silinmez bir iz bırakacak adamın şöhrete ilk adımlarıdır. Bir korku treninin akordlarında dolaşan parmakları, demirden daha keskin ve kararlı bakan gözleri, kapkara ve derin bir geceyi andıran sesi ile daha önce hiç duyulmamış bir gerçek hayatı anlatıyordu.O günlerde şöhretinin ilk günlerini ateşleyen değişik karakteri ve insanlar üzerinde bıraktığı etki bugünün rock, country, punk, folk ve rap starlarına kadar bir çok yeteneğin de ortaya çıkmasında ön ayak olmuştur. Kendine has sesi ve kariyeri boyunca kişisel değişimler sert karakterinin bir uzantısı olmuştur. Önceleri kendisini yok eden bir çok yıldız gibi yaşayan Cash daha sonraları idol haline gelen 'Siyah Giyinen Adam' karakteri ile bıçak sırtındaki şöhretin hem ne kadar acımasız hem de aşkın doğasının ne kadar güçlü olduğuna dair örnek oluşturmuştur.(sinemalar.com dan alıntıdır.)Benim etkilendiklerim..
Gelelim benim etkilendiklerime. Johnny Cash herşeyden önce bana göre çok başarılı bir müzik adamı imiş..Ama hataları çok olmuş. Kötü alışkanlıklarından aşkı için kurtulması ben de bu büyük aşka karşı hayranlık uyandırdı. Gerçi bu büyük aşk Johnny Cash'in bir de çocuğu olan yuvasını yıkmıştır. Fakat filmde de hayatından kesitlerden okuduklarımda bu evliliğin mutsuz bir evlilik olduğu ve June Carter 'a aşkından vazgeçip bu evliliği sırf çocuğu için kurtarmaya çalışmasını kendi adıma takdir ediyorum.Kötü alışkanlıklarına June Carter a kavuştuktan sonra bile bir iki kez geri dönmüş ama yine aşkı galip gelmiştir. June Carter'ın bana göre ses rengi çok güzel olmasa da içtenliği dinlettiriyor kendini..
Filmle ilgili ;
Joaquin Phoenix'i Johnny Cash oynuyor
Reese Witherspoon ise June Carter Cash'i oynuyor.
Akademi Ödülleri
En İyi Kadın :Reese Witherspoon(Ödül aldı)
En İyi Erkek :Joaquin Phoenix (Aday)
En İyi Kostüm
En İyi Kurgu
En İyi Ses
Altın Küre
En İyi Sinema Filmi - Müzikal veya Komedi(Ödül aldı)
En İyi Erkek Oyuncu - Müzikal veya Komedi:Joaquin Phoenix(Ödül aldı)
En İyi Kadın Oyuncu - Müzikal veya Komedi:Reese Witherspoon(Ödül aldı)

Cash'in eşi June Carter Cash kalp kapakçıklarının değişmesinin ardından geçirdiği bir rahatsızlık sonucu 12 Eylül 2003'te 71 yaşında hayatını kaybetti. Carter'ın ölmeden önceki isteğine uyan Johnny Cash, konserlerine devam etti; ancak konserlere zorlukla çıkıyordu. Cash, 5 temmuz 2003'te son konserini verdi.
Eşinin ölümünden dört ay sonra Johnny Cash 12 Eylül 2003'te hayatını kaybetti. Vasiyeti üzerine evinin yanındaki mezarlıkta eşinin yanında toprağa verildi. 24 Mayıs 2005'te de ilk eşi Vivian Liberto da akciğer kanserinden öldü. 2005'te Johnny Cash'in hayatını anlatan Walk The Line filmi yayınlandı.Hayat hikâyesini anlatan Walk the line" filminde kendisini oynayan Joaquin Phoenix ile eşi June Carter'ı oynayan Reese Witherspoon'u ölümlerinden önce eşiyle birlikte seçtiler.
O kadar iyi oynamış ki oyuncular özellikle Joaguin Phoenix..Bence o da oscarı almalıydı:)
American IV albümünde yorumladığı Nine Inch Nails şarkısı "Hurt", Cash'e büyük bir artistik başarı kazandırdı ve albümün videosu karısıyla beraber videoda görünen Cash'in eski görüntülerinin de bulunduğu bir veda olarak hazırlandı.
Bu videodaki görüntüler çok etkileyici.Şarkının her sözünde ,her görüntüde,her bir gitar vuruşunda Sanki Johnny Cash'in pişmanlıklarını hissettim.Bu vedasında aşkını ve bir şansı daha olsa daha iyi kullanacağına dair iç hesaplaşmasını sanki daha bir net görüyor insan..
Hurt şarkısının videosu için buraya:
Hurt Şarkısının Bazı Bölümleri ve Çevirisi;
you are someone else
sen başka birisisin
i am still right here
ben hala buradayım
what have i become my sweetest friend
ne oldum benim en tatlı dostlarım?
everyone i know
tanıdığım herkes
goes away in the end
sonunda ebediyen gitti
if i could start again
eğer yeniden başlayabilirsem
a million miles away
bir milyon mil ötede
i would keep myself
kendimi muhafaza edeceğim
i would find a way
bir yol bulacağım...
En ünlü şarkları Jackson..
Huzur içinde uyusunlar.. Bıraktıkları müzik için onları ve büyük aşklarını herzaman saygıyla ve hayranlıkla anacağım..
Etiketler:
film,
gunluk,
Johnny Cash,
June Carter Cash,
konuk
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















































